Geniş Zaman B2 – Her şeyi bu makasla kazandım

by
Like
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Tarihin belleğinde iz bırakan hatıraları, hayata ve insana dair hikâyeleri, dünü ve bugünü anlattığımız ‘Geniş Zaman’ isimli programımızla “Birtakım Filmler” kanalında yayındayız. Lütfen abone olunuz ve paylaşınız. İyi seyirler.

 

Geniş Zaman B2 – Her şeyi bu makasla kazandım

Ben Aydın doğumluyum. Aydından 1953 senesinde buraya geldim. 1945 senesinde terziliğe girdim. 73 senedir terziliğim devam ediyor. 53 senesinden bu tarafa çok değişimler oldu. Millet eskiden giyinirdi, sekiz tane on tane pantolon getirip diktirirdi. Bir ay elimiz dolu olurdu ama şimdi maalesef örtünüyor. Hele hele gençler hiç giyinmeyi bilmiyorlar yani.

1954 senesinden beri terziler cemiyetinde kaydım var benim. O zaman kalfa olarak kaydım vardı. 36 sicil numaram var benim. Benden yaşlı kimse yok, en yaşlı benim şuan için.

Bunun bir işi için gittim. Oradaki kız ukalaca sen terzi misin? dedi. Eski kayıtlarınız var mı dedim. var dedi. 036 sicil numaralı kimmiş bir bak bakalım dedim. Baktı Tahir Kurt’muş dedi. İşte Tahir Kurt benim. O sırada terziler cemiyeti başkanı geldi. O  ustam hoş geldin dedi elimi öptü falan. Dedi bundan eski kalmadı ne işi varsa çabuk görün dedi. bekletmeyin ağabeyimi dedi.

Ben hep doğru olduğum için hep doğrularla karşılaştım.  Hani derler ya “Cümle doğrudur…” sen bak orada bir yazı 59 senesinde bu dükkanı açtım ben 59’dan beri o yazı var orada. “Cümle doğrudur sen doğru isen doğruluk bulunmaz sen eğri isen. ”

Ben hep buna riayet ettim.  Ben mesleğimi hep sevdim bir daha dünyaya gelseydim yine terzi olurdum. Severek yaptım, oğullarımı da öyle yetiştirdim. Ben 57 senelik evliyim hep mutlu yaşadım, hiçbir zaman öyle hır-gür olmadı evimde. Karım hep bana destek, ben ona sevgi o bana saygılı oldu her zaman. Her sabah kapıdan çıkarken ceketimi tutar uğurlar, her akşam eve geldiğim zaman karşılar. Herkese Allah böyle eş versin yani.

Ben hep saygılı, sevgili büyüdüm. Bir müşterim kapıdan içeri girdiğinde kim olursa olsun ister profesör ister çöpçü olsun hep saygı duydum. Hep saygılı oldum, hep sevgili oldum olmaya gayret ettim.

Ben hayat üniversitesini bitirdim.

 

Önemli olan yaş değil önemli olan yaptığı işi layığıyla yapmak. ne iş yaparsan yap ama.

Antalya’ya gittim 74 senesinde. Bir terziye girdim pantolonu ütületmek istedim. Dedi “Anlıyorsan Ütüle” bana. E elimden gelir biraz dedim ben. çıkarttım ütülüyorum -aa usta sen terziye benziyorsun. dedi. Eh ben İzmir’in ünlü terzilerinden Pantoloncu Tahir dedim. Yapma ya dedi.  O zaman dedi o; -bakalım benim pantolonlar hep önleri bozuk oluyor bak bakalım neresi bozuk? Senin pantolonun kesimi bozuk! dedim. Ben sana bir kıyak yapıyım dedim. Seç kendine bir kumaş hemen orada kestim sen dikeceksin sen şuraya kadar dik beni bekle. geldim ben gerekli yerlerini rötuşlarını yaptım giy bakalım. hani öyle oluyor mu? sen ceket terzisisin pantolon apayrı bir şey. yanlış ölçü aldın mı bitti.

Benim kesimimi İzmir’de benden başka kimse bilmez. Benim üç tane çırağım vardı benim yanımda yetişmiş  onlara ben hep dükkan açtım. Onlardan başka 5-6 kişiden başka kimse bilmez. çünkü ben kendi emeğimi verip yetiştirdim. Öyle falan ustadan öğrendim yok. Kimseden de bir lira alarak kimseye bir şey öğretmedim. Hep öyle helali hoş olsun.

Kimse de kalmadı, ne arkadaşlarımdan ne ustalarımdan kimse kalmadı. Ben sonuncularıyım diyorum ya. İzmir’de de benden büyük yok. vardı bir iki ustamız hepsi vefat etti. Eh bugün varız yarın yokuz. İşte bak karşı arkadaş esnaf. öğlen yemek yedik akşam ölmüş. Kahveci de aynı gün ölmüş.

Geçenlerde birisi dedi. Ya Tahir usta çok şıksın. Dedim benim 10 tane takım elbisem var. Yarın ölsem ne olacak? Başkalarına verecekler. Dedim giyiyim eskisin bari.

Şimdi gençliğin giyim anlayışı çok farklılaştı. Benim eskiden dikimlerimde %40’ı kadın işi yapardım. kadınların lanetliğinden… bak orada federasyonun verdiği bir fiyat var 50 lira erkeklerin 2005 senesinde verilmiş kadınların 80 lira. kadının biri dediki ya kocama 50 lira bana 80 lira neden bu. Darılmayacaksan söyliyim, naletliğinizden dedim. iki kere söktürmezseniz işiniz rast gitmiyor.

25 yaşında üniversite bitirmiş. 50 lira versen ona az 100 lira versen sana koyuyor 500 lira versen onu veremiyorsun.  “Az verirsen çaldırırsın çok verirsen azdırırsın” derler. bir laf vardır. bunları yaptırmamak istiyorsan sen oğlunla arkadaş, kızınla da anne. Arkadaş demek bazı şeyleri paylaşmak demek.

Küçük bir makasla pantolon kesiyordum. Babam geldi baba dedim herkesin babası her şeyi alıyor sen bana bir makas al dedim ya. Hiç unutmam oğlum yok benim param dedi. O abana oradaki terziler çarşısından 55 liraya bu makası alıverdi. o zamanın parası ile. Ben her şeyi bu makasla kazandım.

Dükkanları da evleri de çocukları da evlendirdim kendim de evlendim hep bu makasla.

ben ne gençliğimi bilebildim ne çocukluğumu ne de yaşlılığımı. Sekiz yaşında terzi oldum çocukluğumu bilemedim 24 yaşında askerden geldim dükkan sahibi oldum hadi onlarla uğraştım şimdi 82 yaşındayım ama hala dükkana geliyorum bak.

Benim felsefem hep bu oldu, hep doğruluk. Sen benden bir şey istifade edebilir misin acaba. bana bir şey sorarsın da sana faydalı olaiblir miyim diye düşündüm ben onu da uyguluyorum. Sanatkar, kanaatkar, tezgahtar olmadıkça bir işte muvaffak olman mümkün değildir.

 

 

 

Facebook Yorumları
Like
Beğen Muhteşem Haha İnanılmaz Üzgün Kızgın

Belki Bu Gönderiler İlgini Çeker ?

Söze Katıl, Yorum Bırak

Konuyla ilgili görüşlerini bu alandan paylaşır mısın?.

error: içerik telif hakları ile korunmakta